15 Ocak 2010 Cuma

15 Ocak 2010 Cuma

Bambaşka tatların keşfedildiği, huzur ve mutluluğun çoğaldığı bir yıl dileğiyle...

Sonbahar boyunca titizlikle işlenen üzümlerden elde ettiğimiz şaraplarımız mahzenlerde dinleniyor ve dinlendikçe de tatları gelişiyor. Onlar dinlenirken, zaman bizim için heyecan ve sabırla geçiyor. Çünkü şaraplar, evrimlerini tamamlamak için sabırla beklenmesi gereken böylesi bir süreç istiyor.
Kapadokya bölgesi, Ocak ayının kendine has soğuğuyla ünlü iken; son iki senedir bu durum tersine döndü. Eski dondurucu soğukların aksine bu yıl da gayet ılıman geçen bir Ocak ayı yaşanıyor. Dolayısıyla alıştığımız kar da yerini yağmura bırakıyor. Toprağın nemliliğinin artmasına büyük katkısı olan bu yağmurlar, ilkbaharda fidanlar uyanınca, onlara büyük bir sürpriz yapmaya hazırlanıyor. 

8 Aralık 2009 Salı

8 Aralık 2009 Salı

Bugün bir Fransız gazeteci, Kapadokya'nın güzelliğini görüntülemek için fabrikamıza geldi. Ilgilendiği alanlardan bazılar ise asma ve şaraptı. Kapadokya'da üzüm ve şarap hakkında bilgi edindi. Bir gazeticinin nasıl çalıştığını ve nasıl televizyon röportajı yaptığını görmek de bizim için oldukça ilgi çekiciydi. Bu röportaj, 2 ay içinde "TV5 Monde" isimli programda yayınlacak. Programın günü ile ilgili bilgiyi yine buradan sizlere iletecegiz.

Son yıllarda Japonya'ya yaptığımız ihracatın artmasının yanı sıra, son olarak Çinlilerden de şarap siparişi almış bulunuyoruz. Ayrıca şaraplarımıza yoğun ilgi gösteren Avusturalya ve Kanada'ya da şarap gönderme hazırlığı içindeyiz.

Şarabımıza ilgi gösteren bu ülkeler zamanla daha da artacak ve Turasan Şarapları'nın kalitesi, ilerleyen zamanlarda çok daha net anlaşılacaktır.
Bunun en yakın örneği, Brüksel'den aldığımız "Concours Mondial de Bruxelles" madalyalarıdır.