Yeni Turasan şarapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Yeni Turasan şarapları etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2010 Cumartesi

Emir 2009 & Misket Dömisek 2009


2009 yılında Emir üzümü geç denebilecek bir tarihte - Ekim 15 - hasat edilmiştir.
Bunun sebebi ise 2009 yılı yazının sıcaklık değerlerinin uzun süren yağmurlar ile bozulmasıdır.
Eylül sonu ekim başı gibi bir dönemde sıcaklıklar istediğimiz değerlerde seyretmişti. Ne fazla sıcak ne de fazla soğuk oldu. Dolayısıyla Emir bu üzüm hasat döneminden faydalanmıştır.

Normal şartlarda Emir den üzümünün şarabından fazla bir renk beklenmezken 2009 yılı hasadında Emirin soluk altın rengi ön plana çıktı.
Burunda ayva, beyaz şeftali, mango, ananas, muz ve vanilya kokuları hâkimken minerallik de kendini hissettiriyor.
Damakta ise armut, şeftali, ayva, yasemin aromaları adeta patlıyor.
Mayaları ile birlikte tutulduğu kısa olgunlaşma süreci şarabımıza yuvarlaklığın ve asiditenin uyumunu getiriyor.

2009 Emir şarabı balık menüleri, deniz mahsulleri ve taze peynirler ile tüketilebilecek bir aperatiftir.

Bu Misket veya Bornova Misketi şarabın en belirgin özelliği rengidir. Neredeyse rengi yoktur ve şeffaf bir yapıya sahiptir.
Burunda mimoza, akasya balı beyaz şeftali ve kayısı kokuları patlamaktadır.
Damakta ise bal, kayısı reçeli, şeftali şurubu aromaları baskındır.
Bu dömisek şarapla iyi bütünleşmiş asidite kendini finalde hissettiriyor.

Bu şarap oldukça aromatik ve dengeli. Meyveler,çikolata tatlıları ve aperatiflerle mükemmel bir uyum sağlar.

6 Ağustos 2010 Cuma

Seneler Cabernet-Sauvignon/Merlot/Syrah 2008

Concours Mondial de Bruxelles 2010’da altın madalya




Uzun bir bekleyişin ardından Seneler Cabernet-Sauvignon/Merlot/Syrah 2008 aramızda…

En seçkin kırmızı üzüm çesitlerinin karışımı. 2008 yılına ait sarabinda %45 i Denizli Güney’den gelen Merlot. Şaraba gövde ve yuvarlaklık veriyor. Bunların yanı sıra Frenk üzümü ve böğürtlen aromaları da hâkim.
%30 u Denizli Güney’den gelen Cabernet Sauvignon. Güzel aromatik notların (zencefil, yabani çilek, zencefilli çörek) yanı sıra tannik bir yapı.
Geri kalan % 25 i ise Syrah (ki bunun da 2/3 si Kapadokya’dan, 1/3 i Denizli Güneyden geliyor).
Karışım içinde Syrah az olsa bile burunda menekşe ve beyaz biber kokuları dans ediyor.

12 ay Fransız meşe fıçılarında, 11 ay da mahzenlerimizde dinlendirilmiştir. Şimdi ya da on yıl sonra tüketmeye uygundur.

Tüm kırmızı et yemekleri, av etleri ve mantarlı soteler ile uyum sağlar.

14 Temmuz 2010 Çarşamba

Yeni bir turasan şarabı daha sizlerle

Kav serisi monosepajlarımızdan Cabernet Sauvignon'u ve Merlot'u beğenerek tüketiyordunuz.
Şimdi bu serinin yeni üyesi Syrah da artık raflarda yerini aldı.

Denizli'nin Güney ilçesinde yetişen üzümler kullanılarak yapılan bu şarabımız toplamda 25 gün boyunca soğuk maserasyona tabi tutuldu. Meyvemsiliğin ön plana çıkması için bu şaraba bütün enerjimizi verdik.

Syrah 2008 mor renklerin derinliklerde kendini hissettirdiği koyu siyah bir renge sahip. Burunda kara meyveler, vişne suyu, erik, Frenk üzümü, meyan kökü, biber baskın.
Damakta hafif meşe, büyük ölçüde meyve, kiraz ve Frenk üzümü hâkimdir. Bu nadide ürün fazla baharatlı olmayan tüm beyaz ve kırmızı etlerle uyum sağlar.
Benim size tavsiyem; çok az soğutarak (15–16°C) ızgara et ile zevkle içmeniz doğrultusunda.

13 Temmuz 2010 Salı

Seneler Öküzgözü 2008

Concours Mondial de Bruxelles 2010'da gümüş madalya

Bu şarap için ne diyebilirim? Seviyorum bu şarabı, dolu dolu bir şarap. Öküzgözü kesinlikle benim en sevdiğim Türk üzüm çeşidi. Narin tanenler ve güzel bir gövdeyle şaraba harika bir meyvemsilik veriyor.
Şunu eklemek gerekir ki bu şarabın üzümleri Elazığ’da tek bir bağdan küçük bir parselden geliyor.

Seneler Öküzgözü 2008 etkileyici bir kav. Üzümleri birbirini tamamlayıcı iki parselden geliyor.

Tanklarda fermantasyona uğrayışının hemen sonrasında yeni fıçı oranı düşük olan Fransız meşe fıçılarında 12 ay dinlendirildi. Bu şekilde üzümün tipik aromaları korundu. 

Renk: güzel derin bir kırmızı, hemen hemen siyah.
Burun aromatik zenginlik açısından harika.Genellikle Öküzgözüne has kara meyvelerin aromaları hâkim. Siyah kiraz, eriz, kuru üzüm. Bunların yanı sıra tarçın, kahve, siyah zeytin de hissediliyor.
Damak çok zengin yoğunlaştırılmış bir böğürtlen ve kiraz hâkim.
Baharatın ve meşenin aromaları (kahve, vanilya) gizli gizli hissediliyor.
Bu da şaraba karmaşık ve zarif bir yapı sunuyor.

6 Temmuz 2010 Salı

Stéphane Toutoundji ile şarap tadımları

Bugün Stéphane Toutoundji (bordodan Fransız şarap danışmanımız) ben, Hasan Turasan ve Mustafa Seçen hâlihazırda mahzenimizde yıllanmakta olan 2009 yılı şaraplarımızı tattık.

Bu büyük dikkatlilik gerektiren bir süreç. Çünkü tadılması gereken çok fazla örnek var ve bunların analizleri tamamen bizlerin ağızları ve burunları ile yapılmakta.

Seneler Chardonnay 2009 'un son karışımını yaptık. 2007 yılının yoğun konsantrasyonunun yanı sıra daha ince daha zarif. Ben bu şaraptaki tipik Chardonnay aroması olan ayva ve tereyağı, fıçı yıllanmasının bir sonucu olan kızarmış aromalar ve vanilyayı, Kapadokyanın eşsiz terroirunu ve bunların bir araya gelip oluşturduğu o karmaşık tadı seviyorum. Bu geçirdiğimiz 3 hasat döneminde taze çamın güzel aromalarını yakalamış durumdayız. Ben bunu terroir ile eşlendiriyorum.

Bu tadımın sonuçları olumlu. Stéphane Toutoundji tattığı her şaraptan memnundu. 2009 yılı meyve tadı yoğun, yumuşak tanenleri, karmaşık yapısı ve bünyesinde bulunan asitliği sayesinde tazeliği hissedilen şaraplar vermiştir. Birkaç ay daha dinlendikten sonra 2009 yılı karışımlarını hazırlamaya başlayacağız.

Tadım öncesi bazı örnekler :


Bordodan Fransız şarap danışmanımız Stéphane Toutoundji :

9 Haziran 2010 Çarşamba

Turasan Roze 2009

Roze (pembe şaraplar) 2 yıl öncesine kadar Turkiye’de tüketilen şarapların arasında değilken şu an tüketim oranı gittikçe artan bir potansiyele sahip olmaya başladı. 
Bu da oldukça sevindirici. Böylece her geçen süre zarfında daha çok insan pembe şaraplara yöneliyor. Hem ucuz oluşu hem de birden çok alternatifteki yiyecekler ile uyum sağlaması pembe şarapların öne çıkmasını sağlıyor.

2007'den beri Turasan ailesi Kalecik Karası ve Öküzgözü üzümlerinin karışımlarından yapılan pembe şarapları üretiyor. Kalecik Karası ve Öküzgözü üzümleri kabukları ile birlikte çok az miktar tutulup arzulanan renk elde edildiğinde kabuklarından ve çekirdeklerinden ayrılıyor ve elde edilen bu pembe üzüm suyu beyaz şarapta olduğu gibi fermente ediliyor. 
 

Turasan roze 2009'un %65 Kalecik'te yer alan Kalecik Karası üzümlerinden, %35 ise Elazığ'da yer alan Öküzgözü üzümlerinden yapılmaktadır. 
İçinde maviliklerin de gizlendiği açık bir pembe renge sahip. 
Burunda da en az renkte olduğu kadar parlak kokular hissediliyor: nar şurubu, çilek, siyah frenk üzümü, vişne, biber ve meyankökü
Damakta ise 2009 yılı hasadının asitliği ve üzümden gelen yuvarlaklığın yanı sıra nar şurubu, karamel, şekerlenmiş elma, siyah kuş üzümü ve çilek hissediliyor.

Diğer bütün pembe şaraplar gibi 3 yıl içinde ve yazın 6-8 derecelerde, yıl sonuna doğru ise 8-10 derecelerde tüketilmelidir. 

27 Mayıs 2010 Perşembe

Mayıs sonu ve yeni bir şarap

Mayıs bitiyor ve havalar farklılaşmaya başlıyor. Bazen sıcak günler yaşıyoruz; bazen de yağmurun etkisi ile soğuk günler. Herşey iyi gidiyor ve üzüm çubuklarımız hızlıca büyüyorlar. Chardonnay çoktan çiçeklendi bile :  
 
Muhtemelen ağustos sonu eylül başı gibi hasadı yapılır. Bu hasat dönemi diğerlerine nazaran erken gelecek gibi. Toprak su ile doydu ve herhangi bir hastalık yok bağlarımızda. Herşey yolunda ! 

Kav serimizde şu anda satışı yapılan Öküzgözü-Boğazkere 2008 yılını bulabilirsiniz. 2007 yılı çok kurak geçtiği için bu karışım o sene yapılmadı. Direkt olarak 2006'dan 2008'e geçildi. 
 

Bu meşhur karışım Öküzgözü cinsinin meyvemsiliği ve Boğazkerenin baharatlı yapısının güzel bir uyumudur. Burunda Meyan kökü, vişne, beyaz biber ve deri notlarının yanı sıra damakta çilek, vişne reçeli, çiçek kokuları ile başlıyor hafif tanenler ile son buluyor. 
Salatalar, peynir, pide, beyaz et ve makarnalar ile uyum sağlar. 

16 Nisan 2010 Cuma

Öküzgözü 2008

Öküzgözü 2008 birkaç gündür piyasada. Bu şarap, sadece Elazığ bölgesinde yetişen Öküzgözü üzümlerinden üretilmiştir.
 
Büyük üzüm tanesi ile bu üzüm çesidi şaraba koyu bir renk ve yoğun bir koku verir.
Burun sırasıyla vişne, siyah kiraz, erik ve daha sonrada kuru kayısı ve kekiğin doğal kokularını alır.
Ağızda ise, kuşüzümü ve çilek reçeli karışımını karabiberin baharatımsı tadı ile birlikte hissedilir.
Meyvemsi tadıyla bu şarap, sosta pişirilmiş beyaz etlerle veya az baharatlı kırmızı etlerle birlikte çok uyumludur.
Kırmızı şarap için en ideal servis ısısı 18-20°C dir. Üzümün meyvemsi tadını yükseltmek ve baharat tadının daha az hissedilmesini sağlamak için Öküzgözü 2008 rekoltesi 16°C de servis yapılabilir. 

Keyifli tadım dileklerimizle

12 Mart 2010 Cuma

Şarap ve Mevsimler

Bir Şarap sıradan bir içecek gibi anılmaz ve sıradan bir içkiden kesinlikle çok farklıdır.
Örneğin bir soda veya bira içtiğinizde ya da yoğurt yediğinizde tatları ocak ayında da ilkbahar boyunca da ya eylül ayı boyunca aynıdır. Şarapta ise durum tamamen farklıdır. Canlılığı sürer zaman ilerledikçe aylar geçtikçe tadında gelişmeler olur. Bahar geliyor havalar ısınıyor bitkiler uyanıyor. Havalar ısındıkça şarapların aromalarını ortaya çıkarıyor. Yapılan testler şarapların tatlarının ilerlediğini gösteriyor.

Turasan Cabernet Sauvignon 2008'in satışı başlamış durumda : 

Rengi yoğun siyah. Burunda ilk olarak truffle, koyu çikolata ve ardıç meyvesi kokuları hakim. Bu kokuların altında biber ve böğürtlen kokuları gizli. Daha da derinlerde yabani çilek, vanilya ve kızarmış kokuların gizli dokunuşları mevcut. 

Damakta ise güçlü gövdeye sahip kara meyve, baharat aromaları baskın.
Soslu etli yemeklere ve ızgaralara eşlik edebilecek bu şarabın, meraklıları adına çikolatalı tatlılarla denenmesi de tavsiye edilir.