13 Temmuz 2010 Salı

Seneler Öküzgözü 2008

Concours Mondial de Bruxelles 2010'da gümüş madalya

Bu şarap için ne diyebilirim? Seviyorum bu şarabı, dolu dolu bir şarap. Öküzgözü kesinlikle benim en sevdiğim Türk üzüm çeşidi. Narin tanenler ve güzel bir gövdeyle şaraba harika bir meyvemsilik veriyor.
Şunu eklemek gerekir ki bu şarabın üzümleri Elazığ’da tek bir bağdan küçük bir parselden geliyor.

Seneler Öküzgözü 2008 etkileyici bir kav. Üzümleri birbirini tamamlayıcı iki parselden geliyor.

Tanklarda fermantasyona uğrayışının hemen sonrasında yeni fıçı oranı düşük olan Fransız meşe fıçılarında 12 ay dinlendirildi. Bu şekilde üzümün tipik aromaları korundu. 

Renk: güzel derin bir kırmızı, hemen hemen siyah.
Burun aromatik zenginlik açısından harika.Genellikle Öküzgözüne has kara meyvelerin aromaları hâkim. Siyah kiraz, eriz, kuru üzüm. Bunların yanı sıra tarçın, kahve, siyah zeytin de hissediliyor.
Damak çok zengin yoğunlaştırılmış bir böğürtlen ve kiraz hâkim.
Baharatın ve meşenin aromaları (kahve, vanilya) gizli gizli hissediliyor.
Bu da şaraba karmaşık ve zarif bir yapı sunuyor.

6 Temmuz 2010 Salı

Stéphane Toutoundji ile şarap tadımları

Bugün Stéphane Toutoundji (bordodan Fransız şarap danışmanımız) ben, Hasan Turasan ve Mustafa Seçen hâlihazırda mahzenimizde yıllanmakta olan 2009 yılı şaraplarımızı tattık.

Bu büyük dikkatlilik gerektiren bir süreç. Çünkü tadılması gereken çok fazla örnek var ve bunların analizleri tamamen bizlerin ağızları ve burunları ile yapılmakta.

Seneler Chardonnay 2009 'un son karışımını yaptık. 2007 yılının yoğun konsantrasyonunun yanı sıra daha ince daha zarif. Ben bu şaraptaki tipik Chardonnay aroması olan ayva ve tereyağı, fıçı yıllanmasının bir sonucu olan kızarmış aromalar ve vanilyayı, Kapadokyanın eşsiz terroirunu ve bunların bir araya gelip oluşturduğu o karmaşık tadı seviyorum. Bu geçirdiğimiz 3 hasat döneminde taze çamın güzel aromalarını yakalamış durumdayız. Ben bunu terroir ile eşlendiriyorum.

Bu tadımın sonuçları olumlu. Stéphane Toutoundji tattığı her şaraptan memnundu. 2009 yılı meyve tadı yoğun, yumuşak tanenleri, karmaşık yapısı ve bünyesinde bulunan asitliği sayesinde tazeliği hissedilen şaraplar vermiştir. Birkaç ay daha dinlendikten sonra 2009 yılı karışımlarını hazırlamaya başlayacağız.

Tadım öncesi bazı örnekler :


Bordodan Fransız şarap danışmanımız Stéphane Toutoundji :

5 Temmuz 2010 Pazartesi

Güney'e ziyaret

Haziran sonu / temmuz başı gibi Denizli ili Güney ilçesine gittim. 2008'den bu yana burada bazı üreticiler ile yakın çalışma halindeyiz bu gerçek bir zevk.
Denizden 900 metre yüksekteki bu plato harika bir "terroir". Ege denizinin etkisi çok güçlü. Günler sıcak ama hava kuru. Akşam karanlığının bastırması ile deniz meltemlerinden ötürü sıcaklık düşüyor. Toprak kırmızı kil ve kireç taşından oluşuyor. Bu bölgenin terroirunun gizemi alt topraktan gelir. İki temel niteliği olan kireçtaşlı kalın bir tabaka. İyi bir su tutma kapasitesine sahip bu kayanın gevrek bir yapısı var. Bu da köklerin tutunabilmesi demek. Üzüm çubukları suyu ayrıştırabilirse hızlı bir şekilde kullanır. Burada yaz aylarında yağmur yağmadığından üzüm çubukları suyu topraktan ayrıştırmak zorundadır.

Güney'de bağcılıkla uğraşan insanlar mesleklerine bir hayli meraklılar. Çok fazla soru soruyorlar ve işlerini geliştirmek istiyorlar ve şöyle sıralarsak güzel bağlar, üst kalite üzümler ve olağanüstü şaraplar Seneler Cabernet-Sauvignon/Merlot/Syrah 2008 altın madalya Concours Mondial de Bruxelles 2010.

Güney toprak profili :




Kırmızı kil ve kalkerden oluşan zemin



Üst tabakada kil ve kalker kalınlığı değişmektedir




Alt toprak kalkerli ve parçalanabilir nitelikte olduğundan kökler derinlere kadar gidebilir.

28 Haziran 2010 Pazartesi

Öküzgözü ve Chardonnay

Bu hafta doğu Anadolu yöresinde beraber çalıştığımız bağcılarla görüşmek ve onlara bazı tavsiyelerde bulunmak üzere Elazığın yollarını tuttum.
Bu hasat döneminde verim daha düşük olacak ve bu verim düşüklüğü şaraplara olumlu yansıyacaktır.

Bu sene ülkenin her yerinde hava çok kaprisli geçti. Bahar ayları ıslak ve güneşliydi. Yazın şimdi başlaması ise oldukça sevindirici. çünkü fazla nemlilik üzüm çubukları için hastalık yapıyor. Haziran sonundayız ve hasada daha çok uzun bir süre var, endişelenmek için herhangi bir nedenimiz yok.

Ürgüp’te Chardonnay çubukları inanılmaz bir hızda büyüyor. Herhangi bir hastalık yok. Üzüm taneleri ufak ve bitki üzerinde homojen bir şekilde dağılmış.
Bu sene erken olmasını beklediğimiz bir hasat dönemi.

Büyüyen çubuk (son yaprağa göre çubuğun ucu çok yüksek) :

çubuğun büyümesi yavaşladı (çubuğun ucu son yaprağın biraz üzerinde) :
çubuğun büyümesi durdu (yaprağın üstünde birşey kalmadı, çubuğun ucu düştü) :

22 Haziran 2010 Salı

Turasan şarapları hakkında Anadolu Ajansının haberi

Nevşehirli bir şarap firmasının ürettiği 4 marka, şarap alanındaki önemli yarışmalar arasında gösterilen Concours Mondial de Bruxelles'de 2 altın, 2 gümüş madalya kazandı.

Ankara - Firmanın sahibi Hasan Turasan, Concours Mondial de Bruxelles yarışmasının kalite ve ciddiyet açısından dünyadaki uluslararası şarap yarışmaları içinde ilk üç sırada yer aldığını söyledi.

Kırmızı, beyaz ve rose dallarında yarışmaya katıldıklarını ve yarışmada Turasan Rose'nin altın madalya kazandığını belirten Turasan, şarabın Türkiye'de üretilen rose şarapları içinde uluslararası yarışmalarda ilk altın madalya kazanan ürün olduğunu dile getirdi.

Seneler Cabernet Sauvignon, Merlot ve Syrah karışımından elde ettikleri bir ürünün de aynı yarışmada altın madalya kazandığını ifade eden Turasan, Seneler Narince ve Seneler Öküzgözü şaraplarının ise gümüş madalya kazandığını bildirdi.

"Başarıda kalite sürekliliği önemli"

Kalitelerindeki sürekliliğin kazandıkları başarıda önemli olduğuna dikkati çeken Turasan, doğru zamanda doğru hareketleri yapmanın başarılarına katkı sağladığını dile getirdi.

Yıllık 2 milyon litre üretim kapasitesine sahip olduklarını ifade eden Turasan, toplam olarak 24 çeşit ürüne sahip olduklarını söyledi.

Yarışmayla gelen başarının ardından Avrupa'daki şarap uzmanlarından olumlu tepkiler aldıklarını aktaran Turasan, ''Türkiye'de şarapçılığın ilerleyebilmesi için sektörün önünün açılması lazım'' diye konuştu.

Şarabın ülkeler arasında iyi bir reklam aracı olduğunu belirten Turasan, ''Eğer çok iyi bir planlama yapılabilirse Türkiye, 10 sene içerisinde, dünya üzerinde çok iyi bir şarap markası olabilir'' dedi.

"Ödüllü şaraplar Çin'e ihraç ediliyor"

Yarışmanın ardından ödül kazanan şarapları Çin'e ihraç etmeye başladıklarını anlatan Turasan, kendi alanında Çin'e ihracat yapan ilk firmalardan olduklarını söyledi.

İhracat oranlarının şu an için çok yüksek boyutta olmadığını belirten Hasan Turasan, ''Bizim için önemli olan ihracat hareketini başlatabilmekti. Çünkü, dünya pazarında Türk şarabı çok az biliniyor'' ifadesini kullandı.

Sektörün önünün açılması için önerilerini de anlatan Turasan, şarap üreten ülkelerle ithal eden ülkelerdeki vergilendirme sisteminin çok farklı olduğunu bildirdi.

Şarap üreticisi ülkelerde ürünün üzerinde herhangi bir vergi olmadığını vurgulayan Turasan, Türkiye'deki vergilendirme sisteminin üretici için ağır olduğunu kaydetti.

Şaraba nasıl bakıldığının önemli olduğunu da dile getiren Turasan, ''Şarabın ham maddesi üzümdür. Türkiye, konumu gereği üzüm yetiştirmeye son derece elverişli bir ülkedir. Bana göre, katma değeri son derece yüksek bir üründür'' şeklinde konuştu.
15 Haziran 2010
kaynaklar : AA , Cumhuryiet

16 Haziran 2010 Çarşamba

Cabernet Sauvignon bağlarında "relevage"

Geçtiğimiz hafta Ürgüp bağlarımızdaki Cabernet Sauvignon çubukları büyük fırtınalarla birlikte çiçeklendi.
Çiçekler büyümeleri için gerekli optimum şartları bulamadılar. Yağmur ve soğuk hava engelledi. Küçük meyvelerin tamamı döküldü. Bunu söylemek için çok erken ama bu hasat öncesinde yaşanan veri kayıpları küçük taneleri ortaya çıkardığından oldukça faydalı görünüyor.
Nitekim fazlasıyla artmış olan verimi yağmur doğal olarak düzenledi ve azalttı.

Bu hafta da bağ ekibimiz farklı yönlerde büyüyen üzüm çubuklarını bir araya topladılar (bu işe fransızcada "relevage" (söylenişi: rölövaj) denir) ve tellerin arasına aldılar.
rölövaj öncesi
rölövaj sonrası

Bu da kalınlık oluşturduğundan mikroklima oluşturdu ve üzüm çubuklarının daha güzel bir gelişme kaydetmesini sağladı.

9 Haziran 2010 Çarşamba

Turasan Roze 2009

Roze (pembe şaraplar) 2 yıl öncesine kadar Turkiye’de tüketilen şarapların arasında değilken şu an tüketim oranı gittikçe artan bir potansiyele sahip olmaya başladı. 
Bu da oldukça sevindirici. Böylece her geçen süre zarfında daha çok insan pembe şaraplara yöneliyor. Hem ucuz oluşu hem de birden çok alternatifteki yiyecekler ile uyum sağlaması pembe şarapların öne çıkmasını sağlıyor.

2007'den beri Turasan ailesi Kalecik Karası ve Öküzgözü üzümlerinin karışımlarından yapılan pembe şarapları üretiyor. Kalecik Karası ve Öküzgözü üzümleri kabukları ile birlikte çok az miktar tutulup arzulanan renk elde edildiğinde kabuklarından ve çekirdeklerinden ayrılıyor ve elde edilen bu pembe üzüm suyu beyaz şarapta olduğu gibi fermente ediliyor. 
 

Turasan roze 2009'un %65 Kalecik'te yer alan Kalecik Karası üzümlerinden, %35 ise Elazığ'da yer alan Öküzgözü üzümlerinden yapılmaktadır. 
İçinde maviliklerin de gizlendiği açık bir pembe renge sahip. 
Burunda da en az renkte olduğu kadar parlak kokular hissediliyor: nar şurubu, çilek, siyah frenk üzümü, vişne, biber ve meyankökü
Damakta ise 2009 yılı hasadının asitliği ve üzümden gelen yuvarlaklığın yanı sıra nar şurubu, karamel, şekerlenmiş elma, siyah kuş üzümü ve çilek hissediliyor.

Diğer bütün pembe şaraplar gibi 3 yıl içinde ve yazın 6-8 derecelerde, yıl sonuna doğru ise 8-10 derecelerde tüketilmelidir.